Taytlı Annemle Defalarca

Kategori: Ensest Porno Hikayeler
Cuma, 08 Ocak 2016 tarihinde yayınlandı.
Teoman tarafından yazıldı.

Annemle ilk ilişkimizin ardından şirkete vardığımızda ve sonraki bir hafta boyunca annemle gözgöze gelmemek için ikimizde özel gayret sarfedip durduk. Gözgöze gelmek bir yana aynı mekanda yalnız bile kalmamaya gayret sarfediyorduk sanki. Ben mümkün olduğunca eve geç gidiyor erken çıkıyordum, şirkette onun odasına gitmemeye çalışıyor, konuşmalarımızı dahi telefon yoluyla yapıyorduk.

Aradan 1 hafta geçmişti ki oldukça erken kalkıp şirkete gitmek üzere hazırlandığım bir gün banyodan çıkınca oldukça kısa, tül bir gecelikle annemi karşımda görünce donup kaldım. Aynı durumu onunda yaşadığı yüzünde ki ifadeden belli oluryordu. Bana neden bu kadar erken kalktığımı sorup kaçarcasına uzaklaşırken uyuyamadığımı söyleyip arkasından bakınca sikimin sertleştiğini ve içimin koptuğunu, ona yönelik arzu duyduğumu farkettim. Yaşadığımız şeylerden sonra ilk defa gözgöze geliyor ve onu ilk defa bu halde görüyordum. Uyanmış olabileceğimi düşünemediği için bu halde odadan çıkmıştı. Çünkü yaşadıklarımızdan sonra kıyafetinden, konuşmasına hareketlerine kadar herşeye dikkat eder olmuştu. Odasına girinceye kadar arkasından bakmış olmasından oldukça etkilenmiştim. Son hazırlıklarımı yapıp aceleyle evden çıktım ama aklımda hem son gördüğüm hali, hemde onu sikerken yaşadığım duygular vardı.

Şirkete gidip işlerle uğraşırkende aynı şeyler devam edince tuvalete gidip ilk defa onu siktiğimi hayal ederek 31 çekip boşaldım. Boşalmadan kaynaklanan pişmanlıkla kendime kızarak yeniden işime döndüm. Bu arada o da gelmişti. Beni çağırıp daha önceden yapılmış bir program gereğince babamın 1 haftalık iş gezisi için yarın yola çıkması gerektiğini, dolayısıyla onun işlerini benim üstleneceğimi söyledi. Ertesi sabah babam erkenden yola çıktı. Uyanıp onu yolcu ettikten sonra annemde bende yeniden yattık. Bir kaç saat uyuduktan sonra annem beni uyandırıp kahvaltı hazırladığını ve beni beklediğini söyledi. O, odadan çıktıktan sonra üzerime şort ve tişört giyerek kahvaltıya gittim. Kahvaltımızı yapıp şirkete gittik. Akşama kadarki ilişkilerimiz babamın olmaması dolayısıyla (mecburiyetten) geçen 1 haftaya göre daha iyiydi. İş için de olsa sık sık görüşüp konuşmamız gerekiyordu.

Akşam şirketten çıkarken eve erken gitmemi, babamın olmadığı için canının sıkılabileceğini söyledi. Bende çıkıp arkadaşlarla bir iki saat takıldıktan sonra eve gittim. Yemeğimizi yedikten sonra tv seyredip yattık. Ertesi gün de aynı şekilde geçtikten sonra eve bu defa beraber gittik. Yemekten sonra yine tv seyrederken canının sıkıldığını söyleyip dışarı çıkmayı önerdi. Gidip bir yerde oturup bir kaç kadeh içki içerek eve döndük. İçeri girergirmez tv açıp karşısına geçtim. Ben tv seyrederken o da elbiselerini çıkarıp üzerine rahat birşeyler giyip geldi. Belli etmemye çalışarak bir yandan ona bakarken kanepeye uzanıp tv seyretmeye başladı. Bir ara yorulduğunu söyleyince tüm cesaretimi toplayıp isterse ona masaj yapabileceğimi söyledim. İlk önce "gerek yok" demesine rağmen, bir süre sonra "sanırım masaj yapsan iyi olacak, kendimi çok rahatsız hissediyorum" dedi.

Kalkıp yanına gittim, yüzüstü uzanıp kendini bana bıraktı. Yanına oturup tişörtünün üzerinden masaj yapmaya başladım. Bir süre sonra sikimin kalktığını ve ona masaj yapmak yerine okşamaya çalıştığımı farkettim. Ben bunları düşünürken annem, tişörtünün parmaklarımla beraber aşağı yukarı hareket ettiğini ve canını acıttığını söyleyince "tişörtünü yukarı toplayayım mı" diye sordum ve cevabını beklemeden yukarı doğru toplayıp omuzları üzerine getirdim. Masaj yapmaya devam ederken parmaklarımı sütyeninin lastiği altına sokuyor, ellerimi her yerine dokundurmaya çalışıyordum. Uzunca bir süre bu şekilde devam ettikten sonra belinden kalçalarına doğru inip taytının üzerinden bacaklarına ve kalçalarına da masaj yapmaya başladım. Ben masaj yaparken taytlı annem'in hafif hafif kıvrandığını ve rahatlamaya başladığını farkettim. Elimi mümkün olduğunca annemin götü ve amı etrafında dolaştırıyor, bir yandanda ne halde olduğunu anlamaya çalışıyordum.

Bir süre sonra kalçalarını yukarı doğru kaldırıp belirsiz hareketler yaptığını görünce "taytını biraz aşağı çekelim" diyerek diz kapaklarına kadar indirdim. Elimi kalçalarına dokunduğumda hem o hem de ben acayip bir irkilme yaşadık. Ben hemen kendimi toparlayıp masaj yapıyormuş gibi ellerimi kalçalarında ve bacaklarında dolaştırmaya başladım. Ben anneme masaj yaptıkça bacaklarının arası açılıyor ve kalçaları yukarı doğru kalkıyordu. Belli etmeden elimi amının üzerine doğru getirip sanki farkında olmadan değmiş gibi amına dokunduğumda biraz önceki irkilmeden daha şiddetli bir sarsıntı farkettim. Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra iyice kendinden geçmişti ki ani bir şekilde toparlanıp ayağa kalktı. Bir kolunu memelerine siper yapmış diğer eliylede tişört, tayt ve sütyenini alarak yatmaya gittiğini söyleyerek odasına geçti. O gece deli olmuştum, bir yandan fırsatı kaçırdığımı düşünürken bir yandanda hata yaptığımı, annemin bunu istemediğini düşünerek kendime kızıyordum.

Bütün bu acayip düşünceler arasında biraz önce yaşadıklarımı ve öncesini düşünerek 31 çekip boşaldım ve uyudum. Sabah annemin sesiyle uyandığımda büyük bir şaşkınlık yaşadım. Annem beyaz bir gecelik giymişti. Gögüslerinin üst kısmı açık, alt kısmı oldukça kısaydı. Kahvaltıyı hazırlamış, beni kahvaltıya çağırıyordu. Mutfağa geçip kahvaltıya başlamıştık ki telefon çaldı. Yemek masasından kalkan seksi gecelikli annem duvardaki telefona baktı, arayan bir arkadaşıydı. Uzun uzadıya konuşmaya başladılar. Bir süre sonra annem ayakta durmaktan yorulmuş olacak ki öne doğru eğilerek duvara yaslandı, arkadan gördüğüm manzara harikaydı. Geceliğinin kısa etekleri iyice yukarı toplanmış ve altına giydiği beyaz dantelli tanga tamamen ortaya çıkmıştı. Yuvarlak kalçalarının arasındaki görüntüsü insanın aklını başından alacak güçteydi. Sikimin sertleştiğini ve şortumdan dışarıya fırlamaya çalıştığını farkettim. Kontrolsüz bir şekilde kalkıp arkasına geçerek beline sarıldım.

İlk önce şaşırmasına rağmen tepki vermeyince bir elimi göğüslerine kaydırıp annemin memeleri'ni okşamaya başladım.Tepki vermeden konuşmasına devam etmesi cesaretimi arttırdığı gibi istediğini de düşündürtmeye başladı. Diğer elimi aşağı doğru indirim amını okşamaya başladığımda zevk aldığını farkettirircesine kıvranmaya başladı. Konuşmaları yavaşlamaya ve anlamsızlaşmaya başladı ama hala telefon görüşmesine devam ediyordu ve sanki kasıtlı olaraka uzatıyordu. Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra şortumu aşağı indirip sikimi dışarı çıkararak kalçalarına sürtmeye başladım. Sikim kalçasına ilk değdiğinde irkildiğini farkettim. Kazık gibi olmuş sikimi kalçalarının arasına sokarak sürtmeye, bir yandanda göğüslerini ve amını okşamaya başladım. Kıvranmaları dahada belirginleşmiş, kendinden geçercesine hareket etmeye başlamıştı. Onun bu durumu beni ateşledi yada cesaretlendirdi ki annemin tangası'nı aşağı doğru sıyırıp aynı harekete o şekilde devam ettim.

Bu arada o da hafif öne doğru eğilerek bana yol açıp içine girebilmem için fırsat yaratmıştı. Elimle sikimi tutup amının üzerine getirerek bastırdım. Ben içine sokmaya çalışırken o da hareketleriyle bana yardımcı oluyordu. Bu defa istediğine emindim ve herşeyi yapmaya kararlıydım. Amından akan sıvılarla sikimi ıslatıp tekrar denediğimde ucu girmiş. O da aynı anda rahatlamaya benzer bir ses çıkarmıştı. Ben devam edip tamamını soktuktan sonra iyice eğilip onu içimden geldiği gibi sikmemi sağlamıştı. Kontrolsüz bir şekilde girip çıkıyor, hızlı hızlı annemi sikiyordum. Bir ara artık konuşmadığını, sadece bana kendini siktirdiğini farkettiğimde telefon konuşmasının çoktan bitmiş olduğunu düşündüm. Hızlı hızlı sikmeye devam ederken inlemeleri artmış, acayip sesler çıkarmaya başlamıştı. Boşalmaya yaklaştığını hareketlerinden ve seslerinden anladım. Eğer boşalırsa yine herşey kötü olacak ve ben istediğim şeyleri yaşayamayacağım korkusuyla içinden çıkarak boşalmasını engelledim ve hemen kucağıma alarak yatak odasına götürdüm.

Giderken ilk defa öpüşmeye başladık. Annemi yatağa yatırırken dudaklarımı koparırcasına emmeye devam ediyordu. Amacım onu yatakta ve uzun uzadıya sikmekti. Dudaklarımı dudaklarından ayırmadan elimi aşağı doğru kaydırıp amını okşamaya başladım, aynı anda o da kıvranmaya ve daha sert bir şekilde öpüşmeye başladı. Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra aşağı doğru boynunu, göğüslerinin üst kısmını ve o harika memelerini yalayıp emmeye başladım. Bir yandanada elimle amını okşamaya devam ediyordum. Geceliğini aşağı doğru sıyırıp memelerinin ucunu ısırdıkça kıvranması ve sesleri artıyor, kendini tamamen bana bırakıyordu. Geceliğini iyice aşağı sıyırıp karnına ve göbeğine kadar inip kasıklarını ve külotunun üzerinden amının kıllarını yalamaya, emmeye başladım. Külotunu yana sıyırıp aynı şeyi yapmaya devam ettiğimde çıkardığı sesler neredeyse boşalmama sebep olacak kadar etkiliydi.

Amının dudaklarını ağzıma alıp emiyor, dilimi amının içine sokup klitorisinin üzerinde ve etrafında gezdiriyordum. Dilimi amının içine her soktuğumda kendini bana doğru bastırıryor daha fazlasını sokmam için bana yardımcı oluyordu. Bir süre bu şekilde annemle ensest ilişkimiz devam ettikten sonra külotunu çıkarmaya çalıştığını farkettim. Ona yardım ederek külotunu çıkardığımda o harika amı bir kez daha aklımı başımdan alacak şekilde karşıma çıktı. Hemen ayağa kalkıp bende üzerimdekileri çıkararak üzerine doğru uzandım. Bir yandan öpüp bir yandan da memelerini okşarken elinin sikimi kavradığını farkettim. Gözlerini kapamış eline aldığı sikimi amına sokmaya çalışıyordu. Onun bu hareketi en baştan beri içimdeki her an vazgeçip beni engellemeye çalışabilir korkusunu atmama sebep oldu. Hareketlerimle ona yardımcı olarak sikimi amının dudakları arasına getirdim ve yavaşça yüklenmeye başladım.

Bacaklarını iyice yana açarak bana yol verdi. Bir süre sonra yavaş yavaş sikimin tamamını amına soktuğumda derin bir nefes alıp kendini tamamen bana bıraktı. Ben de nefesimi toparlayıp rahat bir konuma geçince içine girip çıkmaya başladım. İlk önce yavaş ilerleyen ensest ilişkimiz her geçen saniye, gitdide hızlanıp sertleşmeye başladı. O da kalçalarını oynatarak bana yardımcı oluyor ve daha içlere girmemi sağlıyordu. Onun bu gayreti aklımı başımdan alıyor ve boşalmak üzere olduğumu hissediyordum. Kendimi engellemek ve pozisyon değişmek için içinden çıkmaya çalışırken sanki amı sikime yapışıkmış gibi benimle beraber geliyordu. Hemen amından çıkarak yüzüstü çevirip kalçalarını okşamaya, bir taraftan da sırtını yalamaya başladım. Sanırım onu götten sikmeyi düşündüğümü sandığı için kısık ve şehvet dolu bir tonla "oradan olmaz" dedi. Ben söylediğini dikkate almadan yalayarak kalçalarına kadar geldim.

Kalçalarını yalayıp küçük ısırıklar atarken o da kendini yukarı doğru kaldırarak kalçalarını ağzıma sunuyordu. Gördüğüm manzara ve biraz önce söylediği şey hiç aklımda olmamasına rağmen onu götten sikme arzusunu doğurdu içimde. Kalçalarını yalayıp emerken amında ıslattığım parmağımı annemin göt deliği'nin üzerine getirerek bastırmaya başladım. Biraz daha zorlayınca parmağım götüne girdi. Bir yandan kendini yaptıklarıma ve bana bırakmış zevk alırken, bir yandan da yapmayı düşündüğüm şeyin farkında ve engellemeye çalışırcasına "oradan olmaz oradan olmaz" deyip duruyordu. Ben onu duymuyormuşcasına parmağımı götüne sokup çıkarmaya devam ediyordum. Bu konudaki kararlılığımı anlayınca ve sanırım kendide istemeye başladığında "tuvalet lavabosunun dolabında krem var, krem sür, liseden beri yapmıyorum" dedi. Ben artık sorun kalmadığını düşünerek sevinirken bir yandan da onun lisedeyken kendini götten siktirmiş olduğunu öğrenmenin şokunu yaşıyordum.

Sekse Doymayan Yengem

Kategori: Ensest Porno Hikayeler
Çarşamba, 06 Ocak 2016 tarihinde yayınlandı.
Tarık tarafından yazıldı.

Adım Tarık, 21 yaşında öğrenciyim. Lise dönemlerimde derslerim iyi olduğundan üniversiteyi yine aynı şehirde, istediğim bir ünitersite kazandım ve şuan 2'inci sınıfında okuyorum. Oturduğumuz apartman bir aile apartmanı. Abim hemen bir alt katımızda, amcamlar karşı dairemizde altlı üstlü, bizim en üst katımızda da halam oturuyor. Dedem zamanında yaptırmış şimdi de hep heraber oturmamızı istiyor ama onlar memlekette. Yani dedem ve babaannemden söz ediyorum.

Abim çalıştığı iş bakımından sık sık şehirler arası yolculuk yapıyor. Bazen gidipte 15 güne kadar eve uğramadığı oluyor ki evleneli de 2 yıl oldu hemen hemen. Biraz asosyal bir kişilik olduğu için evlenmek üzere kız bulmakla bile uğraşmak istemedi. Daha ziyade içine kapanık ve eve barka uğramayan bir tip, işinden dolayı. Yengem ise hayrettir ama abimin tam tersi. Yani insanlarla olan ilişkilerine diyecek yok. Gerek yüz yüze olsun, gerekse sosyal ortam üzerinden olsun çok aktif bir insan ve bu aktifliğinden dolayı ara ara aklıma kötü kötü şeyler gelmiyor değil. Aslında evlenmelerinden önce de abim bizi yengemle tanıştırdığında, o ilk gün anlamıştım pek normal bir kadın olmadığını ama güzelliğine diyecek yok. Ne kadar kusuru olursa olsun o güzelliğinin hatrına kusurları görmemezden gelinecek bir hatun. Evlendikleri günden bu yana da bana çok ilgilidir, çok sever beni ama başlarda kocasının kardeşi olduğum için seviyordur diye düşünüyordum fakat bu düşüncemi değiştirecek şeyler yaptı sağ olsun.

Geçtiğimiz tatilde, ben o zaman 2'inci sınıftayım, abim yine yola çıkmıştı ve çıkalı 4 gün falan olmuştu. 4 yada 5 gün tam hatırlamıyorum ama öyle hemen gelecek bir yere gitmemişti diye hatırlıyorum. Zaten o yolculuğundan 18-20 gün falan sonra döndü. O sıralar evde pineklemekten başka yapacak şeyi nadiren buluyordum. Genelde ben de zamanımın çoğunu internette geçiriyordum. Samimi olduğum arkadaşlarım tatilden dolayı dört bir yana dağılmışlardı ve eski mahalle arkadaşlarımdan da kimi işteydi, kimi tatil için akdeniz-ege falan dolaşıyorlardı. Mecburen evde takılıp internet üzerinden sohbetler olsun, sosyal siteler olsun gezmekten başka yapacak birşeyim yoktu. Bir ara facebook üzerinde dolaşırken yengemin fotoğraflarına bakayım dedim ve profiline girerek fotoğraflarına, daha ziyade seksi fiziğine bakınmaba başladım. Birden aklıme yengemin evlenmeden önce ki arkadaş çevresi geldi.

Hani derler ya nasıl bir insan olduğunu arkadaş çevrenden belli edersin diye, aynı o düşünce ile girip arkdaşlarına bakınmaya başladım. Kendi profil sayfası çok normaldi, yani evli olmasından ötürü olsa gerek pek fazla erkek arkadaşı yoktu, paylaşımları standarttı, resimler olsun videolar olsun yani bakılmaya değer pek birşey yoktu ama arkadaşlarından biri dikkatimi çektmişti. Kız profiliydi ve yüklediği resimler o kadar açık saçıktı ki, yani resminin birinde üzerinde sadece külot ve sütyen vardı ve yatağın üzerine uzanmış, yeni uyanmış pozu vermişti. O resmi gördüm anda hemen arkadaşlık teklifinde bulundum ve yengeme yazarak o arkadaşı ile beni tanıştırmasını istedim. Bu istek için yaklaşık yarım saat kadar sohbet etmiştik yengemle, facebook üzerinden. Yani normalde olsa konuşacak konu bulamazdık ama internet üzerinden o kadar güzel sohbetimiz vardı ki, konuşacak konuların bitmemeside cabası :).

Sürekli ya o bir konu açıyordu ve hareretle o konu üzerinden konuşuyorduk, yada ben anlatacak birşeyler buluyordum ve aynı hararet kesilmeden devam ediyordu. Bu sohbetlere başladığımızda tatile yeni yeni girmiştik ve yalan yok evde oturmaktan başka çarem olmasada, yani çıkıp dolaşabileceğim bir arkadaşım olmasada keyfim yerindeydi. Yengemle o kadar iyi anlaşıyorduk ki neredeyse bu pozisyonda iki akraba arasında konuşulmayacak konuları konuşuyorduk. Bu pozisyon dediğimde yani abimin karısıyla bu denli bir samimiyeti gerçek dünyada kuramazdım demek istiyorum. Aradan bir hafta kadar geçti ve bu bir hafta içerisinde birbirimize anlatmadığımız şey kalmadı. Son olarak yengem bana "sana özel bir soru soracağım ama buda diğerleri gibi kesinlikle aramızda kalmalı tamam mı" dedi. Bende bir gülücük gönderdim ve "hiç sorun değil Derya, istediğini sorabilirsin" dedim.

Bu arada ben sizlere yengemden söz etmedim sanırım. İsmi Derya, yaşı zannediyorum 28 ve fizik olarak gayet fit bir kadın. Saçları siyah, gözleri kahverengi ama onun hakkında bilmeniz gereken en önemli detay bekar hayatında dilinde pearcing takılı olması. Yani şuan sadece izi var, artık takmıyor ama sohbetlerimiz sırasında öğrendiğim bir diğer ilginç bilgide buydu :). Tekrar yengemin soracağı soruya gelince bana "okulda bir kız arkadaşın var mı" diye sordu. Bende tekrar bir gülücük gönderdim ve "e haliyle var, olmasa saçma olur zaten" dedim. Biraz bekleyerek "ikinci özel sorum geliyor" dedi. Aslında ilkinde değilde ikincisinde olayların farklı yerlere çekileceğini hissetmiştim lakin yinede "tabi Derya sor ama bu özel soruların birikiyor bak karşılığı gelecek, bende sana soracağım ona göre" dedim. Yengem önden gülücük göndererek "tamam ben sorayım sonra sormak istersen sende sorabilirsin" dedi ve kız arkadaşımla ilişkiye girip girmediğimi sordu.

Sorusuna cevap verirken tepkisi de merak ediyordum, yani yazacağı şeyleri değil, yüzünün alacağı tepkiyi merak ediyordum o yüzden "bu soruya cevap vermem için skype'a geçmemiz gerek" dedim. Amacım kamera açtırmaktı ve yüz yüze görüşüyor gibi görüşmekti. Yengem "tamam sorun değil, skype var bende" dedi ve hemen sohbetimize skype üzerinden devam etmeye başladık. Tabi soruya cevap vermeden önce yengeme kamerayı açtırmayıda ihmal etmedim. Üzerinde pijamaları vardı ama öyle paspal bir hali yoktu. Gayet bakımlı bir yüzü, vücudunu sımsıkı saran pijamaları, gözlerinde ki sürmeleri falan hepsi yerli yerindeydi yani. Kamerayı açtıktan sonra hem o hemde ben biraz afallamış olsakta yüz yüze konuşmaya da kısa sürede alıştık. Soruma cevap olarak "evet ilişkiye girdim, yani bir defa değil zaten bekar evinde kalıyor, ara ara onlara kalmaya gidiyorum" dedim.

Buna cevap verirken bir yandanda yengeme soracağım özel soruyu düşünüyordum. Gerçi yengemin özel soruları bitmemişti ki, bundan sonra, yani kız arkadaşımla ilişkiye girip girmediğimi öğendikten sonra bir soru daha soracağım diyerek nasıl korunduğumuzu sordu. İşte bu soru beni bitiren soru olmuştu. Belli ki bir şeylerin peşindeydi ve içten içe düşünmüyor da değildim. Sonuçta abim uzun yolculuklara çıkıyor ve günlerce eve gelmiyor. Bu günlerde yengemin ihtiyaçlarını kim karşılıyor. Bir süre sonra yengemle konuşurken bu düşünceler eşliğinde konuşuyordum. Diğer bir sorusu olan korunma yönteminide söyledim. Yani her hangi bir yöntem yok aslında korunmakla ilişkin, en azından dışarıdan yardım alarak yok. Yani ben orgazm olacağım zaman kız arkadaşımın içinden çıkıyor ve müsait olan bir yere boşalıyorum. Bu zaman zaman göbeğinin üzeri oluyor, zaman zaman vajinasının üzeri oluyor, değişiyor yani.

Yengeme de aynen bu şekilde anlattım ve yazdıklarımı okurken ki yüzünde ki o ifadeyi unutamıyorum. Merak içerisinde ne yazacağımı bekliyor ve ara ara gülümseyerek gözlerini ekrandan kaçırıyordu. Tam nasıl bir ifade takındığını söyleyemiyorum, yani ifade edemiyorum ama şu kadarını söyleyebilirim ki yazdıklarımı okurken aldığı zevki görebiliyordum. Bu korunmadan sonra tek bir soru daha sordu, sonrasında ise benim sorduğum soru ile aramızda ki akrabalık ilişkileri bir anda yok oluverdi. Benim sorumdan sonra o benim yengem değil internet üzerinde erotik sohbetler ettiğim sıradan bir kadındı. Benim soruma gelmeden evvel yengemin son sorusuna gelelim. Bana korunma olayından sonra kız arkadaşımla en çok hangi pozisyonları tercih ettiğimizi sordu. Bu sorudan zaten anlamıştım, emin olmuştum yengemin neyin peşinde olduğuna ve diğer sorulara verdiğim gibi buna da cevap verdim ve o "anki duruma göre değişiyor, belirli bir pozisyon yok ama genelde misyoner takılıyoruz" dedim.

Tabi bunun üzerine "misyoner en sık yaptığımız ama bilmem bilirmisin doggy stlye var, o pozisyonda da takıldığımız oluyor, zaman zaman duşa giriyoruz orada da güzel oluyor" diye ekledim. Artık yengemin soracak soruları kalmamıştı, cinsellik üzerine o dakikadan sonra en fazla aletimin boyutu sorabilirdi, yani okadar uçuk olabilirdi ama olmadı tabi. Ben yazacaklarımı bitirdiğimde bir kaç saniye bekledim ve birşey yazmayınca, sadece yüzünde ki gülümseme ile yazdıklarımı okuduktan sonra öylece kalakalınca "sıra bende" dedim. Yengem "hm evet, dinliyorum sor bakalım" dedi. Hiç kıvırmadan direkt olarak sorumu yapıştırdım ve "abim senin ilk erkeğin mi, daha önce hiç birlikteliğin oldu mu ve evlendiğinizde bakire miydin" diye sordum. Yengem şöyle bir kalakaldı ve yazdıklarımı okuduktan sonra bir kaç saniye gülümseme eşliğinde duraksadıktan sonra "ama burada bir soru yok ki, üç soru var" dedi.

Bunun üzerine ben "sorulardan biri zaten aynı amaca hizmet ediyor, aslında iki soru var ama olsun ne olacak ki, cevap vermek istemediğim bir soru mu bunladan biri" dedim. Yengemde "yooo, nasıl olsa konuştuklarımız aramızda kalıyor değil mi, neden çekineyim ki" dedi. Bende "tabi ki aramızda, senin ve benim sırrımız olacak bunlar" dedim. Yengem "evlendiğimde bakire değildim, aslında evlenmeden üç-beş yıl öncesine kadar biraz rahat takılan bir kızdım, bekaretimi de lise bitmeden kaybettim" dedi. İşte dedim de o dakikadan sonra, yani sorumun cevabını aldıktan sonra yengem benim için potansiyel sevgili adayından başka birşey değildi. Zaten bunu yüzüne karşı da direkt söyledim ve "artık sana yenge gözüyle bakamıyorum buna inan" dedim. Sorumun cevabı ile ufaktan ufağa aletimin hareketlendiğini de söyleyebilirim. Bu konuyu biraz daha derinleştirerek "bekaretini kaybettiğin o anı anlatır mısın" diye sordum.

Hiç nazlanmadan, itiraz falan etmeden konuya girerek okulda yaşadığı bir olayı anlattı. Şimdi yengemin hikayesi ni anlatmak istesem kendi hikayemi anlatmama fırsatım olacak o yüzden yengemin bakire olarak geçirdiği son gün hakkında şunu söyleyebilirim ki; günlerden cuma imiş ve okulda bir kaç öğrencinin ve hademenin olduğu bir anmış ve yengemle o zaman ki erkek arkadaşı okulda sex yapmak için bir yer bulup işlerini halletmişler. Bu hikayeyi sizlere bir kaç satır ile anlattım ama yengem bana yarım saat kadar anlatmayı sürdürdü çünkü o kadar detaya iniyordu ki gerçekten her satırını okurken yengeme çaktırmadan elimin tekiyle aletimi avuçluyor, pantolonumun üzerinden sıkıp zevk alıyordum. Sonunda hikayesi bittiğinde yazmayı bıraktı ve ben yazdıklarının son kısımlarını okuyordum. Hiç farkında değildim aslında beni izlediğinin ve yazdıkları bitiğinde bana "elinin diğeri neden altta duruyor, ne yapıyorsun sen orda bakayım" şeklinde yazdı.

Hemen elimi aletimin üzerinden çekerek "yooo birşey yok" dedim ama yakalandığımın farkındaydım o yüzden de yüzümün kızarmasına engel olamıyordum. Yengem, kızaran yüzümü fark edince iyice yüklendi ve "hmm demek okudukların hoşuna gitti, sen lisede bu tür şeyler yaşamadın mı" diye soru üzerine soru yağdırmaya başladı. Yok lisede böyle şeyler yaşamadın mı, lisede ki kız arkadaşın vermek istemiyor muydu, ilk ne zaman bir bakireyle sex yaptın ve şuan aklıma gelmeyen onlarca soru. Amacı beni daha da utandırmak ve yüzümü kızartmaktı. Sordukları soruya "ya tamam, aman her neyse tamam, amaan boşver bu konuları" gibisinden geçiştirici cevaplar veriyordum. Sonunda da yengem bana "evde kim var kim yok, annemler evde mi, istersen gel sana bir kahve ısmarlayayım burda" dedi. Bu teklifin nedenini inanıyorum ki şuan anladınız, yengemin beni neden davet ettiğini az çok tahmin ettiniz :).

Davetini kabul ettim tabiki, yalnız "ama bak evde de böyle üzerime gelmeyeceksin tamam mı" dedim. Yani bana istediğini sorabilirdi ama yazdıklarını okurken sikimi avuçlamam ve bunu fark etmiş olması oldukça utandırmıştı beni. Yengem "tamam tamam, hadi gel bekliyorum" dedi ve karşılıklı olarak bilgisayarları kapatarak bilgisayar başından kalktım. Hemen aceleyle duşa girip beş dakika kadar temizlendikten sonra acele ile çıkıp üzerimi giydim. Evde sadece annem olduğu için "anne ben dışarı çıkıyorum, bir kaç saate gelirim" dedim ve hiç cevabını dahi beklemeden dışarı çıkıp apartmanda birilerinin olup olmadığını kontrol ederek yengemin kapısına dayandım. Konuşmaları sonlandırıp bir araya gelmemiz, yani kapısına dayananmam hemen hemen 15 dakika kadar almış olabilir ve bu 15 dakika içerisinde yengemde benim gibi hazırlanmış, üzerinde ki pijamalarını çıkartarak kot pantolon ve uzun kollu switshirt giymişti. Kolları uzun, göğüs kısmı hafif dekolteli bir elbiseydi.

Zaten altında ki kot pantolonunun ne kadar dar olduğunu ve kalçalarını, bacaklarını ne kadar ortaya çıkarttığını söylememe gerek yok sanırım. İçer girer girmez hemen salona oturttu ve ben gelene kadar hazırladığı kahveleri getirerek ikram etti. Kahvelerimizi içerken internette olduğu kadar seri sohbetler kuramıyorduk, aslına bakarsanız ne konuşacağımız hakkında bir fikrimiz dahi yoktu. Sadece kahveleri yudumlayarak kaçamak bakışlarla birbirimize bakıyorduk. Sonunda ilk hamleyi yine yengem yaptı ve "aslında utanmana gerek yok, bu benim hoşuma gitti" dedi. Ben direkt konuyu anlamıştım ama emin olabilmek için "ne konuda utanmama gerek yok anlamadım" dedim. Yengem de "canım işte elinle yaptığın şeyden, az önce ki kameralı sohbetimizden söz ediyorum" dedi. Bunun üzerine gözlerimi kaçırarak "yaaa geç tamam, hani üzerime gelmeyecektin" diyerek konuyu değiştirmesini istedim.

Yalnız yengem konuyu değiştirmekten daha iyi bir hamle yaptı "utanacak birşey yok, gerçekten hoşuma gitti, bir erkeğin beni arzulaması hoşuma gider" dedi. Bunu derken samimiyetini belli etmek içinde elini bacağımın üzerine koyarak yavaşça okşarcasına geri çekti. Elini bacağımda hissetmem ve öncesinde olanların etkisi ile yine aletimde hareketlenmeler başlamıştı. Standart bir alete sahibim, ne çok büyük nede çok kalın ama yinede sertleşmeye başladığında belli oluyor. Özellikle ayağa kalktığımda aletim resmen ben buradayım diyor. O anda da ayağa kalkmamı gerektirecek bir durum olmasada yengem oturduğum yerde bir kaç kıpırdanmamdan ötürü aletimin kabarıklığını fark etmişti. Yani fark edip öyle gözlerini kaçırması normal olandı fakat öyle yapmadı. Aletime doğru bir kaç kez bakış attıktan sonra "bu yine harekete geçti sanırım" dedi. Ben panik içerisinde elimde ki kahve fincanını aletimin üzerine koyarak kamufle etmeye çalıştım ama yengem buna izin vermedi.

Elimden kahve fincanını alarak "üzerine falan dökersin, bırak rahat ol, utanacak kimse yok burada" dedi ve kendi fincanıyla beraber benimkini de alıp kenarda duran sehbanın üzerine bıraktı. Aletim artık sadece ellerimle kamufle olabilmişti ve yengem buna nazaran hala gözlerini aletimin üzerinden çekmiyordu. Hem gülümseyerek düştüğüm durumla eğlenirken hemde merak içerisinde ellerimin altında ki kabaran şeyi görmeye çabalıyordu. Sonunda merakına yenik düştü ve ellerimi tutup aletimin üzerinden çekerek "neden bu kadar sertleştin ki, yoksa daha öncesinden bana karşı bir ilgin mi vardı, bak aramızda gizli saklı yok anlat hadi" dedi. Ellerimi kenara aldıktan sonra bende bir daha kapatmadım ve sertleşmiş bir alet ile yengemle konuşmaya başladım. Ona daha önce böyle bir ilgim olmadığını ama facebook üzerinden yaptığımız ilk sohbet gününde bir ilgi başladığını söyledim. Bunun üzerine yengemde bana "aslında benimde sana ilgim var ama facebook sohbetimizden öncesinde de vardı" dedi.

Demesiyle derin bir sessizliğin olması bir oldu. Sessiz bir şekilde birbirimize bakarken yengem elini aletimin üzerine attı ve "belki bir yıla yakındır zaman zaman aklıma geliyorsun, elimde olmadan seni düşünüyorum, bazen abinle sevişirken bile aklıma geliyorsun" dedi. Bu dedikleri gerçek miydi yoksa beni azdırmak için mi söylüyordu bilmiyorum ama işe de yarıyordu yani. Zaten sertleşmiş aletime elini koyup bunları söyledikten sonra öyle sert bir hal almıştım ki canım acımaya başlamıştı. Sonunda bana "o pantolon sıkmıyor mu şuan o bölgeni, neden rahat oturmuyorsun ki" dedi. Açıktan açığa pantolonumu çıkartmamı teklif ediyordu, anlamıştım bunu ve teklifini kabul ettim. Yengeme "evet biraz sıkmaya başladı" deyip pantlonumu çıkartarak boxerımla oturmaya başladım. Boxerın üzerinden elini aletime koyması gecikmedi. Elinin birini aletime yapıştırarak bir güzel avuçladı ve "gerçetken çok sertleşmişsin" dedi.

Bunu demesiyle boxerimin kenarından aletimi dışarı çıkartması bir oldu. Başı dışarıda olan aletim çok kısa bir süre içerisinde ıslanmaya başlamıştı. Başından damlalar halinde zevk suları geliyordu ve yengemde bu zevk sularını aletimin başına yayarak okşamaya devam ediyordu. Bir süre sadece aletimin başını okşadı, zevk suyu ile kenarlarında parmaklarını gezdirdi ve son olarakta yavaş yavaş ağzını aletime yaklaştırarak diliyle zevk sularını yalamaya başladı. Tüm bu olanları büyük bir zevk ve heyecanla izliyordum. O kadar heyecanlıydım ki ve öyle zevk alıyordum ki yengem ne zaman aletimin başında ki zevk suyuna dil atsa hemen ardından bir damla daha çıkıyordu ve ona da dil atarak zevk suyumu sündürerek dilini uzaklaştıyor, adeta aletimle oyunlar oynuyordu. Uzun bir süre boyunca bu şekilde devam etti ama sonunda aletimin baş kısmını komple ağzına alıp emmeye başlayınca bende dayanamayarak aletimi ağzından çıkartıp boxerimi çıkarttım.

Sonra kanepeye rahat bir şekilde oturup aletimi yengemin eline verdim ve yalamasını söyledim. Yine ilk olarak başını ağzına alıp emmeye başladı, ardındanda daha derinlerine doğru sokarak aletimin hepsini ağzında kaybetti. Boğazına kadar gelmiştim ama dediğim gibi standart bir aletim olduğu için boğazında kalmıştım, daha derinlerine giremiyordum. Yineden aletimin ulaştığı yerden dolayı yengemin gözlerinde ki yaşarmaları görebiliyordum. Dakikalar boyunca aletimi ağzına sokup sokup çıkarttı, aletimin başını emdi, diliyle aletimin baş kısmının altına ufak ufak darbelerde bulundu. Bir süre sonra içimden biran evvel yengemle sex yapmaya dair arzular geçiyordu. Bunu kendisine de söyledim ve "artık içine alsana beni, yoksa birazdan ağzına patlayacağım" dedim. Yengem "neden biraz oynamama izin vermiyorsun, boşalırsan boşal önemli değil, hepsini yutabilirim" dedi.

Bir kadından böyle bir şeyi ilk kez duyuyordum. Bakir bir genç değilim, girdiğim bir çok ilişkim oldu ama hiç bir kadın bana "ağzıma boşalabilirsin, yutmaya hazırım" gibi bir cümle kurmadı. Yengemin bu teklifinden sonra "tamam o zaman devam edebilirsin ama gelmem yakın haberin olsun" dedim. Yengem yine ara ara derinlerine kadar sokmaya, aletimin başıyla oynamaya devam etti ama her ne kadar boşalmama izin versede beni boşaltmak istemiyordu. Boşalacağımı söyledikten sonra elinden geldiği kadar temkinli davranmaya başladı. Yinede bazen kendinden geçmesi ve aletimi yutmak içi çabalaması gerçekten boşalmanın kıyısına getiriyordu beni. Sonunda aletimle işi bittiğinde, yeterince oyun oynadığını düşündüğünde ağzından çıkarttı ve üzerinde ki pantolonu çıkartmak üzere bana arkasını döndü. Pantolonu çıkartırken önümde öyle bir domaldı ki, götü her iki yana ayrıkarak deliğine kadar göründü. Tabi deliğinin üzerinde külotunun ipi olduğu için net bir şekilde görünmesede "ben buradayım" diyordu yani.

Bu manzara ile kendime dur diyemedim ve ellerimi yengemin kalçaları nın üzerine koyarak ağzımı götünün arasına dayadım. Bir dakika sürmedi bu ve bu süre içerisinde külotunun ipinin üzeriden yengemin göt deliği başta olmak üzere amının üzerini falan komple yaladım. Her ne kadar külot olsada dilimi hissettiğine emindim çünkü ağzımı dayamamla inlemeye başlaması, her geçen saniye inlemesinin şiddetinin artması bir olmuştu. O kadar zevk alıyordu ki pantolonunu ayak bileklerine kadar indirmişti ve önümde domalarak elinin birini dizine dayayarak güç alıyor, diğer eliyle de başımı sıkı sıkı kendine doğru, götüne doğru bastırıyordu. Bana sakso çektiği kadar ben yengemin götünü yaladım, daha kısa sürdü çünkü ben onun kadar sabırlı değildim. İniltilerine bir süre sonra karşı koyamayarak oturduğum yerden kalkıp arkasında ki yerimi aldım ve aletimi sırılsıklam olmuş vajinasına dayayarak yavaş yavaş iteklemeye başladım.

İçine girmem uzun sürmedi ama çıkmam çok uzu sürdü :). Önümde domalırken, pantolonu ayak bileklerinde, külotu da diz kapaklarına kadar sıyrılmış bir şekilde önümde domalırken ellerimle kalçasından sıkıca tutarak hem içine sokup çıkartıyor hemde yengemi kendime doğru çekerek daha sert girmeye çalışıyordum. İstediğimi yaptım, beş dakikadan daha uzun bir süre yengemi oracıkta, ayata domaltarak siktim. Tabi bu bizim için bir başlangıçtı. Ayakta sex yapmaya son verdiğimizde önce yengem pantolonunu ve külotunu çıkarttı, tabi bende. Ardından da elimden tutarak beni yatak odasına sokup yatağa uzanarak üzerine davet etti. Üzerine çıktığımda bacaklarının arasına girdim ve aletimi elime alıp yengemin amı nın üzerine dayadım. Bir yandan içine girmek için hamle yaparken bir yandan içinde bulunduğum bu ensest ilişkiyi düşünmeye, gerçek olamayacak kadar zevkli olduğunu düşünmeye başladım.

Daha önce sağda solda, internet üzerinde falan okuduğum bu ensest sex o anda yaşadığım bir durumdu ve inanır mısınız yaşamasını bırakın, yani yengemle sex yapmamı bırakın o an yaptığımı düşünmek bile hayvani bir duygu ile yengemi altımda inletmeme yetiyordu. Hiç abartmıyorum bana inanın, yarım saatten uzun bir süre boyunca yengemi altımda inlete inlete sikmeye devam ettim. Hiç öyle akrabalarla sex yapmayı arzu eden, ensest olaylarına meraklı biri olmamama rağmen yengem beni benden almıştı ve hayatım boyunca yaşadığım en güzel seksi bana dakikalar boyunca yaşatmıştı. Öyle ki bitmesini istemiyordum, ne ben nede yengem bu ilişkiye bir son vermek istemiyorduk. Zaten yarım saat boyunca yengemi üç defa orgazm ettiğimi rahatlıkla söyleyebilirim ama bu üç orgazmın yengemi hiç etkilemediğini ve hala sex yapmak istediğini de yine aynı rahatlıkla itiraf edebilirim.

50 Yaşındaki Akrabamla Soluksuz Dakikalar

Kategori: Ensest Porno Hikayeler
Pazar, 13 Aralık 2015 tarihinde yayınlandı.
Asker Ağa tarafından yazıldı.

Askerden henüz dönmüştüm, 8-10 gün kadar olmuştu. Doğal olarak çok yoğun bir sex hayatına başlamıştım. İnanılmaz bir performans gösteriyordum. Eşim perişan olmuştu ve artık isteksiz davranmaya başlamıştı. Ben ise bir türlü doymuyordum. Eşin dostun akşam yemekleri davetleri de eşimin isteksizliği için bahene oluyordu. Yine akşam yemeğe davetli olduğumuzu haber verdi eşim.

Ben işten çıkıp oraya gidecektim. Bu sıkıntıyla akşam olmuştu. Biraz da erken çıkarak işten, yola koyuldum. Yine sıkıntılı bir akşam geçirecek olacağımı bilerek ayaklarım geri geri gidiyordu. Gideceğim yere yaklaşmıştım ki eşimin halasıydı, karşılaştık. Benden oldukça büyük, 50 yaşlarında, güzel bir kadın. Pek fazla sohbet etme olanağımız olmamıştı. Ben biraz da çekimser davranıyordum bu yüzden. Konuşmaya başladık yürürken. Nasılsın faslı bittikten sonra eşimi sordu. İyi olduğunu söylediğimde "Tabi iyi olacak, askerden yeni dönmüş bir erkekle yatıyor, nasıl iyi olmasın, ben de olsam iyi olurdum" dedi ve gözlerimin içine öyle bir baktı ki; ben ne yapacağımı şaşırdım. Elim ayağım birbirine dolaştı. Ama eşşeğin aklına karpuz kabuğunu da düşürdü. Neredeyse evlerine gelmiştik. Marketten bir şeyler alarak apartmanın önüne geldik. Ben "burada bekleyeyim neredeyse gelirler" falan dedim "saçmalama" dedi ve apartmana girdi.

Anladım ki dümen onun elindeydi ve bana sadece uymak kalıyordu. Merdivenlerde arkasından çıkarken ona bakmamaya çalışmıştım ama başarılı olamadım. Dizlerinin üzerindeki eteğinin altında inanılmaz güzellikte bacakları vardı. Arayı biraz daha açarak daha da alttan görmeye çalıştım ama merdivenlerin açısı buna engel oluyordu. Yukarı çıkana kadar hiç konuşmadık. Kapıyı anahtarıyla açtı, içeri girdik. Ayakkabılarını çıkarışı bile inanılmaz estetik kaygılar taşıyordu. Ben kapının önünde, ne yapacağımı bilemez dururken, yine aynı bakış vardı gözlerinde. Yanıma kadar geldi, hafif bir gülümseme ile "ne yapmayı düşünüyorsun, hala bekleyecek misin?" diye sordu. Ben cevap veremedim ama o "anlaşıldı iş başa düşüyor" dedi ve beni kendine çekti. Kulağıma yavaşça "bunu yapmaktan utanma" dedi. Artık ok hedefine doğru yola çıkmıştı. Yapılması gereken oku engellemek değil, o hedefi vurmaya yardımcı olmak ve keyfini çıkarmaktı.

Sırtımı kapıya yasladım ayakta durabilmek için. Kulaklarımda onun nefesi ve uğultular vardı. Bir eli ensemde, bir eliyle kalçamdan tutmuş kendine çekiyordu beni. Eteği yukarı sıyrılmış, bir bacağını yukarı kaldırmış ve bacaklarının arasına almıştı beni. Ben biraz şaşkın, biraz korkmuş ve ne yapacağını bilemez bir durumdaydım ve kendimi aciz hissediyordum. Korkudan ve heyecandan titreyen dudaklarımı hafifçe ısırdı. Yüzündeki çapkın ifade bir anda korkumu yenebilmemi sağlamıştı. Artık kontrollü davranmaya başlayabilmiştim. Onun top modelleri bile kıskandıracak kadar biçimli vucudunun sıcaklığını hisseder olmuştum. O bir heykel değildi ve okşanmaya ihtiyacı vardı. Biraz çekingende olsa sıyrılan eteğinin altındaki muhteşem bacağını okşamaya başladım. Bu onun bana daha fazla yaslanmasını sağlamıştı. İyice sertleşmiştim ve artık pantalonum dar gelmeye başlamıştı. Gömleğimin düğmelerini açmaya başlamıştı.

Çok yavaş hareketlerle düğmelerimi açtı. Dizlerinin üzerine çökerek pantalonumun fermuarını yavaş hareketlerle açtı. İç çamaşırımı yırtılmaktan kurtardı. Elleriyle erkekliğimi iyice tanımak ve ezberlemek istermişcesine oynamaya başladı. Yaşadığım bu sex beni benden alıyordu. Erkekliğimin her bir tarafını elleriyle keşfediyordu. Küçük bir öpücükle dudaklarını da dahil etti oyununa. Ben hareketsiz kalmıştım, kendimi ona teslim etmiştim ve daha neler neler yapacağını bekliyordum. Dudaklarını aralayarak sıcacık ve ıslak bir bir zevk kapısını açtı bana. İnlemek bağırmak istiyordum. Gittikçe daha derinlere götürüyordu beni. Arada bir de ısrıyordu. Artık dayanamacak durumdaydım. Ayağa kalkması için kollarından tuttum. Üzerindeki bluzun düğmelerini açtım. Elimden tutup yatak odasına götürdü beni. Artık daha rahatlamıştım. Yatağın önünde üstündekileri yavaş yavaş çıkarttım.

Her parça çıktığında ne kadar güzel bir vücuda sahip olduğuna hayret ediyordum. Bu arada gömleğimden ve pantalonumdan da kurtardım kendimi. İç çamaşırlarımızla kalmıştık. Yatağa yavaşça uzandı bir elini başının üzerine kaldırdı. Bir bacağınıda dizinden kırarak o çapkın ve çıldırtıcı ifadesiyle "buraya gel" dedi. Onun söylediklerini bir emir olarak algılıyor ve düşünmeden yapıyordum. Önce dudaklarından başladım öpmeye. Göğüslerini okşuyor, oradan bacaklarına iniyordum. Hafif iniltilerle bana yol gösteriyordu. Arada dudaklarını ısırırak beni iyice deli ediyordu ve artık dayanacak gücüm kalmamıştı. 50 yaşında, olgun bir kadına göre o kadar aktif davranıyordu ki ara ara boşalacak gibi oluyordum. Ne bir porno videoda, nede onca okuduğum porno hikaye içeriklerinde bu kadar yaşlı ve azgın bir kadınla karşılaşmamıştım. Bazen kendi kendime soruyordum, acaba bu kadın gerçekten 50 yaşında mı diye.

Geçen her saniye ile kendimi biraz daha kaybediyordum ve bu düşüncelerin eşliğinde yaşlı lolitanın önce sütyenini sıyırdım aşağı, şimdi göğüsleri dışardaydı. Yana dönerek onu çıkarmamı sağladı. Tüm güzelliği ile ortaya çıkan göğüslerini öperken külodunu da çıkarttım. Göğüs uçları öyle bir dikleşti ki, bir anlığına uçlarını ısırıp canını acıtasım geldi. Ona acı çektirerek sekse devam etmek istedim ama yaşlı taş hatunumu da kaçırmak istemiyordum. Elimden geldiğince kendime engel olmaya çalıştım ve yumuşak davranarak dilimle oynamaya başladım. Elimde boş durmuyordu o sırada elimle de bacaklarını okşuyordum. Bacaklarının arasında hissettiğim sıvıların kokusu yayıldı odaya. Aşağıya kayarak bacaklarının arasındaki inanılmaz güzelliği görmek için bacaklarını araladım. Ne çok uzun nede çok kısa yumuşak tüylerinin arasında inanılmaz güzelliktekteydi. Dudakları hafifçe aralanmıştı ve sanki bakire vajinası gibi daracık görünüyordu.

Bir müddet olgun lolita hatunumun bana sunduğu güzelliği. Eğilip kokusunu içime çektikten sonra bu güzelliğin tadına bakmak için hazırdım. Dudaklarımı değdirdiğimde duyduğum inlemeler doğru yolda olduğumu söylüyordu. Dudaklarım yanıp eriyor, ben tadına doyamıyordum. Dilimi kullanmaya başladığımda inlemelerin dozu arttı. Bir süre sonra inlemelerin yerini kelimeler almaya başladı. Net olmasa da iniltilerin arasında "hadi artık içimde istiyorum" dediğini anlayabilmiştim. Bacaklarını yukarı kaldırarak dizlerimin üzerinde, bacaklarının arasında yerimi aldım. Elimle tutup bacak arasına sürdüğüm erkekliğim ıslandığında yavaş bir hamle yaparak içine girmeye başladım. Yavaş davranıyordum çünkü dedim ya yaşlı fahişemin canını yakmak istemiyordum. Tüm sex boyunca canı yanmamalı ve o anın tadını çıkartmalıydım. Nasıl olsa akraba olduğumuz için daha sonra tekrar görüşecektik.

Bu akraba bağlarını bir şekilde kuvvetlendirmeliydim ve benden memnun olması için, daha sonra tekrar tekrar arzulaması için ne gerekiyorsa yapmalıydım, ve yaptımda. Olabildiğince nazik ve canını acıtmadan içine yerleştim. Tamamen içine girdiğimde çıkarttığı sesi duymanızı isterdim doğrusu, hala kulaklarımda ve hatırladıkça hala deli oluyorum. O iniltilerin eşliğinde bir kaç saniye içerisinde artık yaşlı akraba mın içindeydim. Biraz dışarı çıkartıp ikinci ve sert bir hamle yaptım. İnlemeleri bu hamleminde doğru olduğunu gösteriyordu. Geri çekilirken yavaş, ileri hareketleri sert yapıyordum. Amı her giriş çıkışımda biraz daha alıştığı için artık sertliğin dozunu arttırarak sikebilirdim. Sonra vücutlarımızın ortak ritmini bulduk. Öne eğilmeden tüm olan biteni seyretmek istiyordum. Kolarını uzatıp beni üzerine çekti. Artık kontrol falan kalmamıştı. İnsani davranışlar bir tarafa atılmış sadece içgüdülerimizle davranır olmuştuk.

Teyzemle Karı Koca Hayatımız

Kategori: Ensest Porno Hikayeler
Salı, 29 Aralık 2015 tarihinde yayınlandı.
Erdinç tarafından yazıldı.

Bir gün yalnız ve sıkkın bir şekilde evde otururken birden telefonum çaldı. Arayan kişi yıllardır görmediğim, gördüğümde de genelde dolgun götüne bakmaktan kendimi alamadığım teyzemdi. Bana "garajlardayım, müsaitsen beni almaya gelebilir misin" diyordu. Daha önce geldiğini haber vermiş olsaydı inanın saatler öncesinde giderdim ve hatta bir gün öncesinden garajlarda bile yatardım. Onun için yapmayacağım şey yok. Onun için, onun kocaman kalçaları ve iri dudakları için herşeyi yapabilirim :).

Telefonu kapatır kapatmaz hemen garajlara doğru yola çıktım. Arabanın içerisinde, garajlara gidene kadar fantazinin bini bir paraydı :). Garajlara vardığımda hemen telefon açtım ve bulunduğu peronu sordum. Söylediği yere gittiğimde seksiliğinden ve açık saçık giyiminden hiçbirşey kaybetmediğini gördüm. Altında ki siyah eteği dizlerinin hemen üzerindeydi ve siyah çorabı o kadar seksi görünüyordu ki. Özellikle yanına gelip "hoşgeldin teyzeciğim" dedikten sonra sarıldığımda, elimi beline dolayıp o yumuşacık tenini hissettiğimde zaten sertleşmeye meyilli olan aletim hemen dimdik bir pozisyona geçmişti. Arabaya geçene kadar pek konuşma fırsatımız olmadı, çok kalabalık olduğu için ortam. Arabaya geçince "neden habersiz geldin, keşke bir iki gün öncesinden haber etseydin, bizimkiler kaynanadalar iki gündür" dedim. Evet, teyzemin geldiği günden iki gün önce eşim ve çocuklarım (iki kız çocuğu) kaynanamda kalmaya gitmişlerdi.

Kaynanam biraz rahatsız olduğu için eşim hem ona bakmak adına hemde tatil gibi birşey yapmak için Giresun'a gitmişlerdi. Teyzem bu haberi duyunca biraz üzüldü ama aslında bize uğramak gibi bir planının olmadığını, son anda geçerken uğradığını söyledi. Aslında bu benim için çok daha iyi bir durumdu. Eşimin yanında teyzemin orasıı burasını rahat rahat izleyemezdim zaten :). Arabada yaptığımız sohbete eve geçince devam ettik. İçeri girer girmez hemen eşimin giderken yaptığı yemeklerden ısıttım ve yemek masasını hazırladım. Teyzemle baş başa yemek yedikten sonra, yemeğin bitimine az kaldığında "eee, enişte bey neler yapıyor" diye sordum. Aslında ondan hiç bahsetmesini sevmem ama öyle sohbet olsun diye açmıştım konuyu, iyiki de açmışım ama. Aralarının kötü olduğunu, hemen hemen iki haftaya yakındır neredeyse hiç konuşmadıklarını öğrendim. Tamda arayıpta bulamadığım bir fırsattı.

Teyzem benden altı-yedi yaş falan büyüktür, o kadar yaşlı bir kadın değil yani. Bu arada benimde yaşım 34 ve ismim Erdiç. Teyzemden bir saate yakın bir süre boyunca enişte beyin yaptıklarını dinledikten sonra artık yemek masasından kalkıp salona geçtik. Televizyonun başına oturduğumuzda ben teyzeme "bize birer kahve hazırlayayım mı" dedim ve ayağa kalktım. Teyzem "dur ya onuda ben yapayım bari" diyerek mutfağa doğru gitti. Giderken teyzemin götü o kadar güzel sağa sola sallanıyodu ki, durduğum yerden götüne doğru atlayım dedim kendim kendime :). Yani eşimin kalçaları pek bu kadar büyük değil, yani bu kadarını geçin hiç büyük değil. Benimde iri kalçalı kadınlara karşı büyük bir ilgim vardır. Teyzem benim aradığım kadınların arasında yer alan bir fiziğe sahiptir kısacası :). Mutfağa giderken koca götünü izleyerek pantolonumun üzerinden yarrağımı sıkmaya başladım.

Tam yarrağımın üzerinden elimi çekip kalkacaktım ki teyzem başını çevirerek "istersen mutfaka içelim gel" dedi ve bunu derken elimin de sikimin üzerinde olduğunu gördü. Zaten daha öncesinde de ona karşı bir ilgimin olduğunu bildiğini tahmin ediyorum. Derken "tabi hemen geliyorum" dedim ve gülümseyerek içeri geçtik. Ben teyzemin tam arkasına oturarak kahve yapışını izlemeye başladım. Tabi türk kahvesi yapıyordu ve fincanın başında dururken, fincanı kaşıkla ara ara karıştırırken kalçalarını da sağa sola sallıyordu. Gözlerimi dikmiştim ve hiç ayırmadan teyzemin kalçalarını izliyordum. İkinci kez yakalandığımda tamamen kendimden geçmiştim ama. Teyzem kahveleri yaptıktan sonra bana doğru dönerek "eee siz nasılsın, Leman neler yapıyor anlat biraz" dedi. Tabi onun dediğini ben öyle hemen duyamadım :). Ben cevap vermeyince arkasını döndü ve tekrar bana doğru baktı.

Baktığında da kalçalarını izlediğimi fark etti. Kalçalarını izlediğimi anlayarak gülümsedi ve tekrar önüne dönerek kahveyle ilgilenmeye başladı. Ben tam bizimkilerden, eşimden ve çocuklardan konu açacaktım ki bana "hala devam ediyor mu" diye sordu. Tam olarak ne demek istediğini anlamadığım için "ney devam ediyor mu teyze" diye sordum. Bana "ilgim devam ediyor mu" dedi. Yine birşey yanlamamıştım, tekrar "nasıl yani, neye karşı ilgim" diye sordum. Bu defa hiç bana doğru bakmadan, kahveyle ilgilenmeye devam ederek açıkça konuya girdi ve "bana olan ilgim devam ediyor mu" diye sordu. Biraz heyecan yapmıştım açıkçası ve "nasıl yani, ne demek istedin, anlamadım" gibisinden gevelemeye başladım. Sesimde ki heyecan açıkça ortadaydı ve birazda yüzüm kızarmıştı sanırım. Yüzüm de bir sıcaklık hissediyordum yani. Anlamamazdan gelerek "anlayamadım teyzeciğim, ben bir bardak su alayım" dedim ve oturduğum yerden kalkarak musluğa yöneldim.

O sırada göz ucuyla da teyzeme baktım. Tıpkı benim gibi yüzünün kızardığını fark edince biraz rahatladım nedense. Sanırım onunda bu konulardan konuşulduğunda heyecanlanması, benimle aynı tepkileri vermesi rahatlatmıştı beni :). Bu defa ben saldırdım ve "sana karşı ilgim olduğunu mu düşünüyorsun" diye sordum. Bana doğru baktı ve gülümseyerek "yok mu yani" diye sordu. Bende "aslında yalan söylemeye gerek yok, kendimi bildim bileli seni beğeniyorum" dedim. Bir anda kahvenin altını söndürerek "buraya gelme nedemin de bu zaten" dedi. Bir kaç saniye sessiz bir şekilde birbirimize baktıktan sonra devam ederek "olurda eşinden gizli bir şekilde yakınlaşabiliriz, birbirimize hislerimizi açabiliriz diye düşünerek gelmiştim, şansıma eşin evde değilmiş" dedi. Bu kurduğu cümlenin içerisinde karşılıklı açıklak olunca ben direk tırstım ve ciddi birşeyler düşündüğünü zannettim ve "ama ben evliyim biliyorsun değil mi" dedim.

Bunu üzerine "ne yani iki kadını idare edemez misin, daha kaç yaşındasın ki sen, bu kadar erken mi yaşandın" dedi. Bunu derken yüzünde ki gülümseme ile kızarlıklık hala duruyordu. Elimde ki su bardağını mutfak tezgahının üzerine bıraktım ve teyzemin yanına yaklaşarak ellerini tutup "idare edeceğime eminim" diyerek yavaşça dudaklarına yaklaştım. Ben dudaklarımı değdirdiğim an teyzem iki dudağımı birden ağzına alıp emmeye başladı. Mutfağın içerisinde bir yada iki dakika hiç ara vermeden dudak dudağa öpüştük. Her ne kadar aramızda yaş farkı olmasada teoride o benim teyzem bende onun yeğeniydim ve birazdan teyze yeğen ilişkisinde bir tık öteye geçecektik. Hatta ne bir tıkı, oldukça ilerleyecektik yani :). Bir- iki dakikalık mutfak fantazimiz sonrasında teyzemin dudaklarından dudaklarımı çektim ve elini tutarak "yatak odasına geçelim mi" diye sorup ondan da onay alarak yatak odasına götürdüm.

Yatağa yatırdığımda altında ki mini tarzı eteği duruyordu. Üzerinde ki siyah deri ceketi harici diğer kıyafetleri geldiği gibi aynen duruyordu yani. Yatağa yatırdım ve üzerine elbiselerimle beraber çıkarak bir kaç dakika da dudaklarını yatakta öpmeye başladım. Yaşamak üzere olduğumuz ilişki her ne kadar ensest içerikli bir yakınlaşmada olsa ne teyzem nede ben bu ensest ilişkiden şikayetçi değildik. Hatta uzun zamandan beridir bu ensest ilişikinin hayalini kuruyordum diyebilirim. Size yalan söylemeyeceğim, karımla sex yaparken bile kimi zaman teyzemin kalçalarını, iri dudaklarını düşünmüyor değildim :). Sonunda hayalini kurduğum ilişki gerçekleşiyordu. Yatakta teyzemi altıma alıp dudaklarını emerken siyah çorabının üzerinden bacaklarını okşamaya başladım. Okşadıkça dahada derinlere giriyordum ve sonunda çorabının külotulu çorap olduğunu, elim amına gelince fark ettim.

Amının üzerinde bir süre durup okşadıktan sonra teyzem "bir dakika" diyerek altımdan kalktı ve ayağa kalkarak üzerinde ki tüm kıyafetlerini çıkartmaya başladı. Altında kenarları dantelli kırmızı bir külot vardı, üzerinde ise aynı kırmızı renginde ve yine kenarları dantelli olan bir sütyen vardı. Yalnız kalçası dediğim gibi o kadar güzel ve büyüktü ki külotu ister istemez kocaman götünün arasına girmişti. Onu yatağa atıp sikmeden evvel bir süre odanın içerisinde izlemeye devam ettim. Hem izliyor hemde yarrağımı okşayarak iç çamaşırlarıyla kalmış yarıçıplak vücudunu okşuyordum. Sonunda teyzemle sex yapmak üzere onu yatağa attığımda üzerimdekileri zaten çıkarttığım için ve teyzemin aksine ben çırılçıplak olduğum için bacaklarının arasına girdim ve külotunun üzerinden yarrağımı amına sürttürmeye başladım. Ara ara yaşadığımız ilişkinin ensest olduğunu düşünerek nedense ayrı bir azgınlaşıyodum.

Halbuki öyle ensest ilişkilere karşı ayrı bir ilgim yoktur ama o gece, teyzemle sikiş için hazırlandığım an bu durumu düşündükçe ayrı bir azgınlık hissediyordum. Bir süre amının üzerinde yarrağımı gezdirdikten sonra önce teyzem girmemi söyledi, zaten söylemeseydi bir iki saniyeye kadar ben girecektim. Teyzem "hadi girsene erkeğim" dediğinde yarrağımı külotunun kenarından içeri daldırdım ve amının arasına yerleştirip iteklemeye başladım. Hem teyzem hemde ben yeterince ıslak olduğumuz için, zevkten ıslandığımız için zaten bir defada içine girvermiştim. Girip çıkmaya başladığımda külotunun kenarlarında ki danteller yarrağımı çizdiği, acıttığı için bir kaç giriş çıkıştan sonra teyzemin altında ki dantelli külotu çıkarttım. Sadece sütyenle kalakaldığımda memelerini avuçlayarak amının içine sert sert girmeye devam ettim. Yaklaşık on dakika kadar bu misyoner pozisyonunda ensest ilişkimiz devam etti.

On dakikanın sonunda, yani ortalama on dakikanın sonunda teyzem bana "domalt beni" diye fısıldadı. Dediğini yaptım ve yatağın üzerinde domaltarak birazda amını o şekilde siktim. Domalttığımda aradan bir yada iki dakika geçtikten sonra teyzem orgazm olmaya başladı. Onun orgazm olması, o orgazm sırasında çığlıkları beni o kadar tahrik ediyordu ki anlatamam. Zaten sadece çığlık atmıyordu, bana orgazmı bitene kadar sürekli "aferin, çok iyi sikiyorsun, çok iyisin erkeğim, parçala beni, karını siker gibi sik beni, sik fayişe teyzeni, pezevengim benim" gibi bir sürü şey söylüyordu. Bunları duymak bile benimde boşalmamı sağlayabilirdi. Nitekim sağladıda, teyzem ogazm olduktan sonra aradan iki dakika yada üç dakika geçmeden bende boşaldım. Boşalacağım zaman yaşananlar ayrı bir olay zaten. Teyzem boşaldıktan sonra önümde domalırken, yarrağım içine girip çıkarken bana sürekli "boşalma, sikmeye devam et, sik beni, sakın boşalma" diyordu.

Bediğini yapamadım ve "geliyorum teyzeciğim daha fazla dayanamıyorum" dedim. Bunun üzerine teyzem bana "o zaman suratıma boşal, lütfen yüzüme gel, spermlerini yüzümde hissetmek istiyorum" dedi. Yani daha önce kimsenin suratına boşalmamıştım o yüzden olayı teorik olarak bilsem bile daha önce yapmadığım için bir acemiliğim vardı. Teyzemin içinden çıkıp yarrağımı sıkıca tuttuğumda hemen yüzüne doğru yaklaştım. Tam suratına boşalacağım zaman teyzem "hadi gel" derken, yani tam hadi derken ağzı açılına ağzının içine boşalıverdim. Üstelik öyle tazyikli çıkmıştı ki direk boğazına kadar ulaşmıştı spermlerim. Bunun üzerine bir iki damla spermim teyzemin boğazına kaçınca öksüre öksüre önümden çekildi. Bense arkasından gidip hala yüzüne boşalmaya çalışıyordum. Yani biraz komik bir durum ve birazda salakçaydı sizin anlayacağınız. Lakin o gece bizim teyzemle ilk ama son ensest sex fantazimiz değildi bu.

Ağbimi Aldatan Yengeme Birde Ben Çaktım

Kategori: Ensest Porno Hikayeler
Salı, 08 Aralık 2015 tarihinde yayınlandı.
Cengo tarafından yazıldı.

O akşam üzeri bizimkiler düğünde oldukları için evde yalnızdım ve akşam yemeği için acaba ne yesem diye düşünüp duruyordum. Annem telefon etti ve yemek için ağbimlere gitmemi söyledi. Aynı apartmanda oturduğumuz için böyle söylemişti, yani bize yakın olduklarından. Bende "yengem davet etmeden gitmem" dedim ama annem ısrarla yukarı çıkmamı, ağbimi kendisinin arayacağını söyledi.

Gönülsüz bir şekilde yukarı çıktım, aslında pek sevmem yengemi çünkü bana karşı çok sert birisi. Bu arada benim yaşım 21, ağbimin yaşı da 39 fakat yengem benden sadece iki yaş büyük bir kadındır. Çok seksi ve güzel olmasının yanı sıra biraz cadaloz tipi olduğunu söylemem lazım. Her neyse telefondan sonra yukarı çıktım ve kapıyı açan yengeme selam verip içeri girdim. Ağbim henüz gelmemişti ve yengemde artık ne yapıyorduysa kan ter içerisinde kalmıştı. İçeri geçtiğimde yengem yanıma gelmeden evvel yatak odasına gitti ve bir kaç dakika orada bekledikten sonra yanıma geldi. Yengem odada beklerken artık ne yaptığını bilmiyorum ama fısıltılar kulağıma geliyordu lakin tam olarak ne söylediğini veya kime söylediğini anlayamamıştım. Yani aklımın ucundan geçmedi yengemin eve erkek atmış olabileceği ve ağbimi aldatabileceği o yüzden salonda tv'nin karşısında oturup yengemin gelmesini beklerken aldatmaya yönelik olmayan şeyler düşündüm.

Hasta olabileceğini düşündüm, ne bileyim evin içerisinde spor falan yapıyor diye düşündüm, yani alnında ki damla damla terlere bir anlam vermeye çalışıyordum ama başaramadım. Yanıma gelip oturmaya başladı ve konuşmadan öylece boş boş oturarak tv izlemeye devam ettik. Yaklaşık yarım saat kadar sonra ağbim yengemi aradı ve artık ne dedi tam bilmiyorum ama yengem birden panik yaparak telefonu kapattı. Telefonu kapattıktan sonra bana doğru bakarak "sen neden gelmiştin" diye sordu, bende "ağbim gelsin beraber yemek yeriz diye düşündüm, aslında annem öyle yapmamı söyledi" dedim. Yengem o andan sonra beni evden çıkartmak için elinden geleni yapıyordu. Yok "sen şimdi git ağbin gelince gel, yok markete gidip şunları şunları al" falan. Ben tabi bu olayda normal olmayan birşeylerin varlığını hissettim ama "tamam o zaman" diyerek markete gitmek için hazırlandım.

Marketten almam üzere bir kaç sipariş verdi, siparişlerini ve verdiği parayı alıp çıkarken, yengem kapıyı kapattığında içeride montumu unuttuğumu fark ettim. Malumaliniz havalar soğuk ve apartmanın içerisi her ne kadar sıcak olsada dışarı çıkınca montumu almak üzere tekrar yukarı çıktım. Ben tam yukarı çıktığımda zile basacaktım ki bir anda yengem kapıyı açtı ama yanında ki adamı daha önce hiç görmemiştim. Daha önce görüp görmememi bırakın az önce evde olduğum halde böyle biriyle karşılaşmamıştım. İşte o anda benim kafaya dank etti ve yengemin ağbimi aldattığını fark ettim. Ara ara yengemin gözlerine bakıyordum bu adam kim gibisinden, ara ara adamın gözlerine bakıyordum acaba tanıdık birimi diye ama yok, ne adamı tanıyordum nede yengem tek kelime etmiyordu. Kapının önünde bir kaç saniye birbirimize boş boş baktıktan sonra iş dahada sarpa sardı ve apartmandan içeri biri girdi.

Giren kişinin ağbim olduğunu henüz bilmiyorduk ama yengem içten içe gelen kişinin ağbim olduğunu hissetmişti sanki. Bir anda yanında ki adamı sırtından itekleyerek dışarı çıkarttı ve benide elimden tuttuğu gibi eve soktu. Bana "nolursun gördüklerini ağbine anlatma" dedi. Zaten diyemezdim ki yani, ağbime söylemiş olsam biri mezara biri hapise gidecekti kesin, o yüzden hiç kimseye hiç birşey söylemedim ama o akşam yengemin bu tavırları ister istemez beni etkilemişti. Yani olaya uzaktan şöyle bir baktığınızda kocasını aldatan bir kadın var ve bu kadınla altlı üstlü oturuyorum. Üstelik kadın o kadar güzel ki yani ne kadar akraba olursak olalım ara ara aklım kaymıyor değildi. Yani onunla ilgili uzun soluklu fantazilerim vardı diyemem, bana karşı biraz ters davrandığı için genelde cinsel olarak pek düşünmüyordum ama kimi azgın olduğum gün ve porno izlemek için bilgisayar başına geçtiğim anlarda eğer bir ensest porno izliyorsam istemesemde yengemin fiziği aklıma geliyordu.

Gerçi o günden sonra ona karşı bakışım öyle bir değişmişti ki kimi günlerde bilgisayar başına geçtiğimde porno açmama gerek kalmıyordu bile. Yengemi düşünerek otuzbir çektiğim anlarda kocasını aldatan bir kadın fantazisi üzerine yoğunlaşarak hayvanlar gibi otuzbir çekiyordum ve hele boşalırken resmen yerimde zor duruyordum, içten içe yengemin yanına çıkıp onu sikmek istiyordum. Bu durumu bir haftadan uzun bir süre devam etti. Akabinde daha fazla beklemek istemedim çünkü azgınlıktan düz duvara tırmanacak durumdaydım o yüzden ağbim evde yokken ve anneme "ben arkadaşların yanına çıkıyorum" diyerek kimseye belli etmeden yengemin yanına çıktım. Kapıyı tıklattıktan bir iki dakika sonra yengem kapıyı açtı. Yani biraz geç açmıştı, içeri daldım ve "hayırdır yine birilerini mi attın eve" diyerek gülümsedim. Ayakkabılarımı çıkartıp salona geçerken yengem benden birşeyler bekliyor gibiydi, yani birşeyler dememi bekliyor gibiydi.

En azından neden geldiğimi merak ediyordu, yani öyle bir ifade vardı suratında. Salona geçtim ve yengeme "bir kahveni içerim" dedim. Elimdeki kozu bildiği için tek kelime bile etmeden mutfağa gidip kahvemi yapmaya başladı. Bende arkasından gittim ve o kahve yaparken kapının önünden ona belli etmeden kalçalarını izlemeye başladım. Bir süre izledikten sonra beni fark ettiğinde şöyle bir irkildi ve "hayırdır ne izliyorsun" dedi. O an yengemle sex yapmayı kafaya taktığım için "neden, seni izlememden rahatsız mı oldun" diye sordum ve "millete veriyorsun biz izleyince kabahat oluyor" dedim. Hiç birşey söylemeden kahvemi fincana doldurdu ve bana uzattı. Kahveyi alırken ellerini tuttup ve okşadım. Ardından "hadi salona geçelim" dedim ve o önden ben arkadan salona geçtik. Kalçalrını sağa sola sallarken öyle azdırıyordu ki beni daha ortada hiç birşey yokken bile sertleşmeye başlamıştım. Kahvemle beraber salona oturduğumda gözümü bir saniye bile yengemin üzerinden alamıyordum.

Bakışlarımdan anlamış olacak ki "bu hallerini pek beğenmedim, aklında ki ne" diye sordu. Bende hiç kıvırmadan "o günden beridir seni düşünerek yaptıklarımı görsen korkarsın" dedim. Şöyle bir durdu ve "nasıl yani, ne yapıyorsun ki" diye sordu. Kahveyi tek elimde tutarken diğer elimle yarrağımı sıkıca kavradım ve "o günden sonra nedense sana yenge gözüyle bakamıyorum" dedim. Ben öyle yapınca oturduğu yerden fırlarcasına kalktı ve "siktir git evimden, ağbine söylerim bak" dedi. O öyle atarlanınca bende hemen cep telefonumu çıkarttım ve ağbimi arayarak "bekle ne söyleyeceksen benim telefonumdan söyle" dedim ve telefon çalarken yengeme uzattım. Bir iki kez çaldıktan sonra yengem alır almaz hemen telefonu kapattı ve "tamam tamam, ne istiyorsun söyle" dedi. Yengem bunları söylerken ağbim beni arıyordu ve "o adama ne verdiysen bende istiyorum" dedim. Yengem önce olmaz falan desede henüz telefonu açmamıştım ve "o zaman ağbime o gün gördüklerimi anlatayım" dedim.

Lütfen Dikkat

Sitede yer alan içeriklerin çoğu hayal ürünüdür. Yinede kişisel bilgilerinizin tehlikede olduğunu düşünüyorsanız iletişime geçerek maksimum 48 saat içerisinde kaldırılmasını sağlayabilirsiniz. İletişim için BURAYA tıklayınız ve kaldırılmasını istediğiniz içeriği belirtiniz.